SAYFALAR

Facebook Twitter Instagram Google RSS

23 Aralık 2010 Perşembe

Hayal Konserveleri & Umut Turşuları


Direnmek zor hayatın akışına. Kendi hayatını kendi bildiğin gibi yaşamaya çalışmak zor. Bu görkemli sahnede verilen yardımcı rollerde çoğu zaman, en çok da figürasyonda bir pay bulup kendimize, büyük bir temaşada varolduğumuzu hissetmeye çalışıyoruz aslında. Çoğumuz da çoktan pes etmiş, silinip gitmek için uğraşıp duruyoruz bir an önce.

Yolumuz çizilmiş, rotamız verilmiş, en ufak bir sapmada çullanıveriyorlar adamın üzerine, izin vermiyorlar hiçbir şeye. Bunca zaman gidilmiş yolların izlerini takip etmemizi istiyorlar. Çünkü biliyorlar o zaman nasıl kontrol altında tutabileceklerini, nasıl ele avuca alıp köşeye kıstırmaya devam edeceklerini.

Zor iş kendin olmak, bunca imaj bombardımanında, bunca uyaranın etkisini kendi filtrenden geçirip gerçek benliğini koruyabilmek. Neyin kendine ait olduğunu bilip neyin dayatılmaya çalışıldığını anlayabilmek. Kendinle barışmak gerekiyor önce, ne her şeye direnmek ne de olduğu gibi her şeyi kabullenmek. Ne bir direnişin ne de bir pes edişin doğru ortası.

Öğretilmiş hayallerin peşinden gitmemiz isteniyor oysa. Uslu çocuk olup okumak, uyuyup büyümek gerekiyor bir an önce, askere gidip evlenmek, çoluk çocuğa karışıp iyi aile bireyleri olmak sonra. Hep bir itaat kaygısı, itaatsizliğin ille de anarşi doğuracağı yanılgısı. Hayallerimiz bile küçüklükten öğretiliyor; aslan oğlu oluyorsun babanın ya da prenses kızı. Oysa hayat seni ne aslan sınıfına koyuyor büyüdükçe ne de prenses masalını yaşıyorsun bu erkek toplumunda.

Binbir türlüsü var hayatın, binbir olasılığın var.

Hazır konservelerden uzak durmalı bu yüzden, umutları turşu kavanozlarına hapsetmemeli. Taze taze rüyaların olmalı, her sabah dalında olgunlaşan yeni umutların. Bırakmamalı insan onları kurutup yarınlara saklamaya. En çılgın hayalleri gerçekleştirmek için harcanmalı ömrün en kıymetli vakitleri.

Alıp başımızı gideceğimiz yer belli, bu oyunun final sahnesi. Perde son kez çekilirken üstümüze, "elimden geleni yaptım, güzel de yaşadım" diyebilmeli.

Ahmet ORE


Kişisel yolculuğumda kendime yazılar: Sen Mutluluk Olmalısın... Bu hayat yeterince zor ve karmaşık, onu elimizden geldiğince güzelleştirmek ve kolaylaştırmak bize kalmış. Hayatta hiçbir şeyi yapamıyorsak bile en azından başkalarının hayatlarını kolaylaştırmaya çalışalım. Hiçbir şey değilse bile bir tebessüm belki? .............................. Bu sitede yer alan tüm fotoğraflar ve site içeriği aksi belirtilmedikçe şahsıma aittir. İçerik ve linklerde rastlayacağınız olası hataları ahmet@pariste.net adresine mail atarak belirtirseniz çok sevinirim. Ayrıca bu yazı ile ilgili görüş, düşünce ve önerilerinizi yorum bölümüne yazmaktan çekinmeyiniz. İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler.

1 yorum:

  1. benim 80'li yaslarıma benzettim fotograftaki kişiyi..

    YanıtlaSil

KATKIDA BULUNANLAR

Fotoğrafım

Paris'te bir İstanbullu.
Herkes kadar aynı herkes kadar özel biri.
Okur, yazar, çizer, gezer, düşünür; anlamaya çalışır.
ekşisözlük/masseur
instagram/medigo

Pariste.Net

BİLGİ VE TEŞEKKÜR

TAKİP EDENLER

İLETİŞİM FORMU

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Powered by Blogger.